Yunan Alfabesi (Abecesi)

Matematik tarihine başlamak için önce yunan alfabesini tanıyalım diye düşündüm. İlginç bir detay vereyim size: “alfabe” sözü yunan alfabesinin ilk iki harfi alfa ile beta dan geliyor. Şimdi yunan alfabesindeki harfleri ve okunuşlarını inceleyelim;

Büyük harfler;
Α    Β    Γ    Δ    Ε    Ζ    Η    Θ    Ι    Κ    Λ    Μ    Ν    Ξ    Ο    Π    Ρ    Σ    Τ    Υ    Φ    Χ    Ψ    Ω


Küçük Harfler;

α    β    γ    δ    ε    ζ    η    θ    ι    κ    λ    μ    ν    ξ    ο    π    ρ    σ/ς    τ    υ    φ    χ    ψ    ω

Α α Alfa                        Ν ν Ni
Β β Beta                        Ξ ξ Ksi
Γ γ Gamma                 Ο ο Omikron
Δ δ Delta                      Π π Pi
Ε ε Epsilon                  Ρ ρ Ro
Ζ ζ Zeta                        Σ σ ς Sigma
Η η Eta                         Τ τ Tau
Θ θ Teta                       Υ υ Upsilon
Ι ι Iota                          Φ φ Fi
Κ κ Kappa                   Χ χ Khi
Λ λ Lambda               Ψ ψ Psi
Μ μ Mi                          Ω ω Omega

Okumaya devam et

Matematiğin Temelleri

Alıntı

Matematiğin Temelleri

“Matematiğin temelleri” olarak bilinen matematik dalı matematiğin tümü için geçerli olan en temel kavramları ve mantıksal yapıları inceler.

Sayı, küme, fonksiyon, matematiksel tanıt, matematiksel tanım, matematiksel aksiyom, algoritma vb. gibi kavramlar Matematiksel mantık, Aksiyomatik Küme Teorisi, Tanıtlama Teorisi, Model Teorisi, Hesaplama teorisi, Kategori Teorisi gibi yine matematiğim temelleri olarak anılan alanlarda incelenir. Bununla birlikte matematiğin temellerinin araştırılması matematik felsefesinin ana konularından biridir. Bu daldaki can alıcı soru matematiksel önermelerin hangi nihai esaslara göre “doğru” ya da “gerçek” kabul edilebileceğidir.

Geçerli baskın matematiksel paradigma aksiyomatik küme kuramı ve formel mantık üzerine kurulmuştur. Günümüzde neredeyse bütün matematik teoremleri küme kuramının teoremleri şeklinde ifade edilebilmektedir. Bu bakış açısına göre matematiksel bir önermenin doğruluğu (gerçekliği) önermenin formel mantık yoluyla küme kuramının aksiyomlarından türetilebildiği iddiasından başka bir şey değildir. Bununla birlikte bu formel yaklaşım bazı konuları aydınlatmakta yeterisz kalır: Neden kullandığımız aksiyomlar yerine başka aksiyomlar kullanmayalım? Neden kullandığımız mantık kuralları yerine başka mantık kuralları kullanmayalım? Neden “doğru” matematiksel önermeler (örneğin aritmetik yasaları) fiziksel dünyada doğruymuş gibi görünür? Bu sorunsal Eugene Wigner tarafından (1960) “en:The unreasonable effectiveness of mathematics in the physical sciences” (Matematiğin doğa bilimlerindeki anlaşılmaz etkililiği) adlı çalışmasında ayrıntılı olarak işlenmiştir.

Okumaya devam et