Cahit Arf (1910-1997)

Alıntı

Cahit Arf (1910-1997)

 

    Cahit Arf 1910 yılında Selanik’te doğan değerli bir Türk matematikçisidir.
1932 yılında Ecole Normale Superieure’de yüksek öğrenimini tamamladı.
Türkiye’ye dönünce Galatasaray Lisesi’nde matematik öğretmenliği yaptı. 1938 akademikmatematik Cahit Arf (1910 1997)
yılında Göttingen Üniversitesi’nde doktorasını yaptı. Doktorasını tamamladıktan
sonra yurda döndü. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde
doçent adayı olarak çalıştı ve bu bölümde uzun yıllar matematik dersleri verdi.
Bu üniversitede doçent olduktan sonra da aynı görevini sürdürdü. 1943 yılında
profesör ve 1955 yılında da ordinaryüs profesör oldu

    Cahit Arf, cebir konusundaki çalışmalarıyla tüm bilim çevrelerince tanınmıştır. Sentetik geometri problemlerinin cetvel ve pergel yardımıyla çözülebileceği konusundaki yaptığı çalışmalar, cisimlerin kuadratik formlarının sınıflandırılmasında ortaya çıkan değişmezlere ilişkin “Arf Değişmezi” ve “Arf Halkaları” gibi kendi adıyla anılan çalışmaları matematik dünyasının ünlü matematikçileri arasında yer almasını sağladı.”Arf Halkaları, Arf Değişmezleri, Arf Kapanışı” gibi kavramların yanısıra “Hasse-Arf Teoremi” ile anılan teoremi matematiğe kazandırmıştır.

Okumaya devam et

Matematiğin Kısa Bir Tarihi

Alıntı

Matematiğin Kısa Bir Tarihi

Birinci Grup Matematikçiler

* Thales (M.Ö. 624-547),
* Pisagor (M.Ö. 569-500),
* Zeno (M.Ö. 495-435),
* Eudexus(M.Ö. 408-355),
* Öklid (M.Ö. 330?-275?),
* Arşimed (M.Ö. 287-212),
* Apollonius (M.Ö. 260?-200?),
* Hipparc-hos (M.Ö. 160-125),
* Menaleas (doğumu, M.Ö. 80)
* İskenderiyeli Heron (? -M.S.80) ,
* Batlamyos (85- 165) ve Diophantos (325-400)

Eski Yunan (Antik çağ, Grek) Matematikçileri

Okumaya devam et

Yunan Alfabesi (Abecesi)

Matematik tarihine başlamak için önce yunan alfabesini tanıyalım diye düşündüm. İlginç bir detay vereyim size: “alfabe” sözü yunan alfabesinin ilk iki harfi alfa ile beta dan geliyor. Şimdi yunan alfabesindeki harfleri ve okunuşlarını inceleyelim;

Büyük harfler;
Α    Β    Γ    Δ    Ε    Ζ    Η    Θ    Ι    Κ    Λ    Μ    Ν    Ξ    Ο    Π    Ρ    Σ    Τ    Υ    Φ    Χ    Ψ    Ω


Küçük Harfler;

α    β    γ    δ    ε    ζ    η    θ    ι    κ    λ    μ    ν    ξ    ο    π    ρ    σ/ς    τ    υ    φ    χ    ψ    ω

Α α Alfa                        Ν ν Ni
Β β Beta                        Ξ ξ Ksi
Γ γ Gamma                 Ο ο Omikron
Δ δ Delta                      Π π Pi
Ε ε Epsilon                  Ρ ρ Ro
Ζ ζ Zeta                        Σ σ ς Sigma
Η η Eta                         Τ τ Tau
Θ θ Teta                       Υ υ Upsilon
Ι ι Iota                          Φ φ Fi
Κ κ Kappa                   Χ χ Khi
Λ λ Lambda               Ψ ψ Psi
Μ μ Mi                          Ω ω Omega

Okumaya devam et

Matematiğin Temelleri

Alıntı

Matematiğin Temelleri

“Matematiğin temelleri” olarak bilinen matematik dalı matematiğin tümü için geçerli olan en temel kavramları ve mantıksal yapıları inceler.

Sayı, küme, fonksiyon, matematiksel tanıt, matematiksel tanım, matematiksel aksiyom, algoritma vb. gibi kavramlar Matematiksel mantık, Aksiyomatik Küme Teorisi, Tanıtlama Teorisi, Model Teorisi, Hesaplama teorisi, Kategori Teorisi gibi yine matematiğim temelleri olarak anılan alanlarda incelenir. Bununla birlikte matematiğin temellerinin araştırılması matematik felsefesinin ana konularından biridir. Bu daldaki can alıcı soru matematiksel önermelerin hangi nihai esaslara göre “doğru” ya da “gerçek” kabul edilebileceğidir.

Geçerli baskın matematiksel paradigma aksiyomatik küme kuramı ve formel mantık üzerine kurulmuştur. Günümüzde neredeyse bütün matematik teoremleri küme kuramının teoremleri şeklinde ifade edilebilmektedir. Bu bakış açısına göre matematiksel bir önermenin doğruluğu (gerçekliği) önermenin formel mantık yoluyla küme kuramının aksiyomlarından türetilebildiği iddiasından başka bir şey değildir. Bununla birlikte bu formel yaklaşım bazı konuları aydınlatmakta yeterisz kalır: Neden kullandığımız aksiyomlar yerine başka aksiyomlar kullanmayalım? Neden kullandığımız mantık kuralları yerine başka mantık kuralları kullanmayalım? Neden “doğru” matematiksel önermeler (örneğin aritmetik yasaları) fiziksel dünyada doğruymuş gibi görünür? Bu sorunsal Eugene Wigner tarafından (1960) “en:The unreasonable effectiveness of mathematics in the physical sciences” (Matematiğin doğa bilimlerindeki anlaşılmaz etkililiği) adlı çalışmasında ayrıntılı olarak işlenmiştir.

Okumaya devam et